Bel ağrısı çeken pek çok kişinin ilk refleksi kendisine “bel fıtığı” teşhisi koymaktır; ancak her bel ağrısı fıtık olmadığı gibi, fıtık hakkında bilinenlerin çoğu da aslında doğru değildir. Toplumda kökleşmiş bu hatalı bilgiler, hastaların yanlış tedavilere yönelmesine veya gereksiz korkular yaşamasına neden olmaktadır. Konuyla ilgili merak edilenleri, Beyin, Sinir ve Omurga Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Caner Sarıkaya sizler için sorduk. İşte bel fıtığı sanılan 5 büyük yanlış:
- Yanılgı: “Ağrım varsa kesin fıtıktır.”
- Gerçek: Bel fıtığı genelde ani başlar ve tek bir sinire bası yapar. Özellikle hastalar ani bir hareket sonrası bacağa vuran ağrı şikayeti ile başvurur. Her bel ağrısı bel fıtığı değildir. Piriformis sendromu, faset eklem sendromu da çoğu zaman bel ağrısı şikayeti ile gelir. Dar kanal hastalığında ise ağrı yıllar içinde sinsice gelişir. Hastalar özellikle yürüme mesafesinde kısalmadan şikayetçidir. Hastalar yürürken belli bir süre sonra dinlenme ihtiyacı hissederler. Eğer ağrınız yavaş yavaş arttıysa ve her iki bacağınıza da yayılıyorsa, suçlu fıtık değil dar kanal olabilir.
- Yanılgı: “Oturunca ağrım artıyor.” (Kritik Fark!)
- Gerçek: Bel fıtığı olanlar genelde otururken daha çok acı çeker, yürümek onlara iyi gelebilir. Oturduklarında fıtık olan seviyede baskı arttığı için oturmak istemezler. Dar kanalda ise tam tersidir: Yürümek işkence gibidir, oturmak ise cennettir. Oturduğunuz an ağrınız bıçak gibi kesiliyorsa bu tipik bir dar kanal belirtisidir.
- Yanılgı: “Sadece bel fıtığı bacakta uyuşma yapar.”
- Gerçek: Dar kanal hastalarında uyuşma, bacaklarda “ağırlaşma” ve “halsizlik” hissi çok daha baskındır. Hastalar genelde “Bacaklarım benim değilmiş gibi geliyor” veya “Bacaklarımın feri kesiliyor” derler. Bazı hastalarda bu durum kontrolsüz yüksek şekere bağlı gelişen polinöropatiden de kaynaklanabilir. Klinik pratikte kanal darlığı ve polinöropati birlikteliğine oldukça sık rastlamaktayız. Bu iki tablo benzer semptomlar verebildiği için ayırıcı tanı büyük önem taşır. Muayene sırasında uyguladığımız diapozon testi, polinöropati varlığına dair hızlı ve değerli ön bilgiler sunar. Tanıyı kesinleştirmek ve sinir hasarının boyutunu belirlemek için altın standart EMG (Elektromiyografi) testidir.
- Yanılgı: “Fıtık egzersizleri her bele iyi gelir.”
- Gerçek: Bel fıtığı için verilen bazı “beli arkaya esnetme” hareketleri (Cobra pozu gibi), dar kanalı olan birinde kanalı daha da daraltarak ağrıyı şiddetlendirebilir. Dar kanal hastaları genelde öne eğilmeyi (C cenin pozisyonu) sever. Yanlış egzersiz, durumu kötüleştirebilir.
- Yanılgı: “Ameliyat olursam mutlaka vida/platin takılır.”
- Gerçek: Bel fıtığı ameliyatları mikrocerrahi ile yapılır. Birçok kişi dar kanal ameliyatının çok riskli ve mutlaka “vidalamalı” (füzyon) olacağını sanır. Oysa günümüzde dar kanal da uygun hastalarda sadece kemiğin rahatlatılmasıyla (dekompresyon), vida takılmadan kapalı yöntemlerle tedavi edilebilir. Güncel tecrübelerimiz, füzyon uygulanmadan sadece mikrocerrahi dekompresyon yapılan hastaların, ameliyat sonrası çok daha konforlu ve dik bir duruşla yürüyebildiklerini göstermektedir. Ancak; omurgada instabilite mevcutsa, iki veya daha fazla seviyede genişletme gerekiyorsa ya da genişletme sonrası omurga dengesinin bozulabileceği öngörülüyorsa, stabiliteyi sağlamak adına vidalama (füzyon) yöntemi tercih edilmelidir.
Önemli Not:
Bu metin, farkındalık yaratmak amacıyla bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır; herhangi bir tıbbi teşhis veya tedavi reçetesi içermemektedir.
Bu içerik, bel fıtığı sanılan 5 büyük yanlış hakkında toplum bilincini artırmak amacıyla sadece genel bilgilendirme için hazırlanmıştır. Tıbbi bir tanı, teşhis veya tedavi önerisi niteliği taşımamaktadır. Sağlık sorunları kişiye özeldir ve her vaka kendi klinik tablosu içinde değerlendirilmelidir. Bu nedenle, burada yer alan bilgiler doğrultusunda kendi kendinize tedavi uygulamaya çalışmamalı; kesin teşhis ve size en uygun tedavi yöntemleri için mutlaka bir Beyin ve Sinir Cerrahisi (Nöroşirürji) uzmanına başvurabilirsiniz.
Bir Cevap Yaz







